Türkiye’de freelance, dişleri yeni çıkmaya başlamış bir bebek. Evet, neden yürümek, koşmak gibi terimler yerine dişleri kullandığımı farkettiniz! Çünkü, freelancer çalışma modeli yeni yeni gelişirken freelancer çalışanlar, freelance konusunda deneyimsiz oldukları için bu iş modelini oturduğu yerden para kazanmak olarak algıladılar, ek iş olarak nitelendirdiler, keyfi yaptıklarını zannettiler.

Hatta günümüzde halen bu şekilde anlam çıkartan kişiler vardır. 

Halbuki freelance, kendi işinin patronu olmak, açgözlülüğü ve egoyu yenmek, insan ilişkilerinde gelişim, pazarlama stratejileri konusunda yeterlilik kazanmak, süreklilik halinde başarı, aksi halde hüsran demektir.

Günümüze kadar bu yapıyı kafasında oturtmayan sözde freelancer, başta işverenler olmak üzere sektörlere büyük zararlar vermiştir. Genel anlamda söyleyebiliriz ki internet teknolojilerinde (grafik tasarım, web tasarım, web programcılığı, bilgisayar programcılığı, program geliştiriciliği) freelancer çalışma Türkiye’de çok daha yaygın.

Bu bağlamda freelance çalışma modeli yıllarca büyük güvensizliğe neden olmuş ve günümüzde yavaş yavaş bu durumu toparlamaya başlamıştır.

Freelance Çalışmanın Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir?

Freelance çalışma modelini kafamızda biraz canlandırdıktan sonra daha da basit örnekler vermek gerekirse aslında günlük hayatta bir çok freelance modelinde hizmete ihtiyaç duyuyoruz: boya-badana işleri, örme ve el işçilikleri, yazarlık veya senaristlik, tez-ödev yazımı, 3 boyutlu (3D) modelleme vb. Bu noktada devam etmeden önce hizmet kavramından bahsetmek istiyorum.

Hizmetler, soyut olma özelliğine sahip ve alındığında herhangi bir soyut mala sahip olmakla sonuçlanmayan, satış için sunulan faaliyetler ve faydalardan meydana gelen ürün çeşidi ya da zaman, yer, biçim ve psikoloji bakımından yarar sağlayan ekonomik faaliyetler olarak tanımlanabilir.

Soyut oldukları için tüketiciler tarafından bir fayda ya da tatmin olarak algılanan hizmetin en bilinen tanımı; bir gruptan diğerine sunulan, herhangi bir şeyin sahipliği ile sonuçlanmayan bir faaliyet ya da faydadır. Hizmet üretimi fiziksel bir ürüne bağlı olabilir ya da olmayabilir. Bir diğer tanım da doğrudan satışa sunulan ya da ürünlerin (mal/hizmet) satışıyla birlikte sağlanan yararlar ve doygunluklar olarak yapılmaktadır.

Hizmet paketi kavramı, hizmetin yalnızca soyut yanını değil aynı zamanda somut yani gözle görülebilen, elle tutulabilen birtakım ürünleri de göz önüne almaktadır. Hemen hemen tüm ürünlerin satın alınması bir takım hizmetleri ve yine hemen hemen tüm hizmetlerin satın alınması da bir takım ürünleri beraberinde getirmektedir. İster ürün ister hizmet olsun, her satın alma “ürün ve/veya hizmet paketini” içermektedir. Freelance iş modeli de hizmet sektöründe yaygındır, kullanışlıdır.

Avantajlardan ve dezavantajlardan bahsetmek gerekirse bu konuyu üç açıdan ele almakta fayda var: işveren, freelancer ve sektör dengeleri.

İşveren, piyasada çok yüksek bedeller ile satın alabileceği hizmetleri freelancer’lardan çok daha uygun (neredeyse 1/4 oranla ucuz) bedeller ile satın alabilmektedir (yol, yemek, sigorta gibi ek masraflar olmadığından dolayı). Freelancer ise herhangi bir firmaya bağlı olmadan, kendi işini yönetmektedir ve kendi parasını kazanmaktadır. Sektör dengeleri bakımından işverenlerin firmalar ile değil de freelancer’larla çalışmaları firmaları olumsuz yönde etkilemesi beklenir lakin dezavantajların başında gelen güven sorunu nedeniyle olumsuz yönde etkilemez.

Çünkü freelancer size genelde fatura kesemez (freelancer şahıs firması olarak işine devam edebilir ve fatura kesme yetkisine sahip olabilir fakat bahsettiğimiz freelance iş modeli dışındadır artık, firma olmuştur.

Lakin kimi freelancer, size tanıdığı aracılığı ile bir başka firma üzerinden fatura kesebilir.) ve fatura kesilmeyen işlerde genelde sözleşme de yapılmaz. Sözünüz, sözleşme yerine geçer fakat iş bitene kadar.

Bu noktada iş sözleşmesinin olmaması, iş başında belirlenen ücretin iş sonunda ödenmemesi, işveren kişilerin bitmek bilmeyen istekleri ve parayı ödememek ile tehdit etmeleri freelancer için dezavantajdır. Aynı zamanda freelancer’ın sürekli bir çalışan olmamasından dolayı erişimin kısıtlı olması, iş başında belirlenen sürenin aşılması hatta işin yarıda bırakılması, yapılmaması da işveren işin dezavantajdır.

Patron muyum, işçi mi? Patronum mu, müşterim mi?

Bu bir çelişkidir. Müşterileriniz de size bir bedel ödel, ürün veya hizmet bedeli ama patronunuz size maaş öder, firmaya olan hizmetlerinizin aylık bedeli. Hangi açıdan bakarsanız bakın, aslında kendi işinizin patronu olmanıza rağmen işçisinizdir de. Müşteriniz de aslında size direktifleri veren kişi olduğundan patronunuz olarak tanımlanabilir. Fakat ben bu noktada en doğru tanımın “iş ortağı” olduğunu düşünüyorum…

Freelancer olmak mı, sürekli çalışan olmak mı?

Bu sorunun cevabının belirlenmesindeki en önemli faktör yine kişinin kendisidir. Eğer sürekli aynı işi yapmaktan sıkılmıyorsanız, sabah 9 aksam 5 (özel sektör daha uzun süre çalıştırsa da) çalışma modeli kafanıza yatıyorsa ve artışı olmayan aylık sabit bir maaş size yetiyor ise  düzenli, daha az stresli bir yaşam hayal ediyorsanız ilgili bir firmada sürekli çalışan olmak kişiye daha fazla fayda, sosyal haklar ve huzur sağlar.

Fakat diğer yandan sürekli çalışmaya  vaktiniz yoksa, hatta part-time çalışma modelinde bile zaman sıkıntısı çekiyor ya da başka sorunlar yaşıyorsanız, mesleki yeterlilik açısından kendinizi hazır hissediyorsanız fakat halen üniversite, akademik eğitim alıyorsanız, kendi işinin patronu olmak ve emeğiniz ile doğru orantılı gelir elde etmek istiyorsanız freelance iş modeli size uygundur fakat unutmayın, kolay değildir.

Yurtdışında evli, çoluk çocuk sahibi insanların “home-office (ev-ofis)” formatında freelance iş modeli yürüttüklerini görebilirsiniz.

Ben bunun günümüz şartlarında Türkiye’de mümkün olmadığına inanıyorum. Bir çok freelancer, hem sosyal haklardan mahrum kalması hem iş sözleşmelerinin olmaması hem de kimi zaman gelirlerinin sürekli olmamasından dolayı sürekli iş modelinde çalışan olmuşlardır.

Freelance sözlük anlamı olarak ; Türkçe’de bağımsız yazara ait, serbest sanatçı tarafından üretilmiş, bağımsız politikacı, paralı asker, serbest çalışmak, bağımsız çalışmak anlamına geliyor.

Serbest meslek ile farklı anlamda çünkü kültürümüzde ve dilimizde serbest meslek tabiri daha çok belli bir işi olmayan ve koşullara göre değişik işler yapabilen kişileri tarif etmek için kullanılıyor.

Aslında anlam olarak freelance (Türkçe anlam karışıklığı yarattığından “freelance” olarak kullanacağım); işin, iş yeri dışında, işi yapan kişinin kendi çalışma alanında kişisel olarak tamamladığı çalışma modeli olarak tanımlanabilir.

Freelancer ise bu işi saat, gün, parça veya proje başına yapan kişi, çalışan olarak tanımlanabilir.

http://www.bulentkaraman.com/wp-content/uploads/2019/01/Freelance-Jobs.jpghttp://www.bulentkaraman.com/wp-content/uploads/2019/01/Freelance-Jobs-100x100.jpgBülent KaramanBilgi BankasıBlogE-ticaret ve Bilgi PaylaşımEğitim AkademisiHazır ScriptlerSeo TeknikleriWebmasterFreelance,Freelancer,NedirTürkiye'de freelance, dişleri yeni çıkmaya başlamış bir bebek. Evet, neden yürümek, koşmak gibi terimler yerine dişleri kullandığımı farkettiniz! Çünkü, freelancer çalışma modeli yeni yeni gelişirken freelancer çalışanlar, freelance konusunda deneyimsiz oldukları için bu iş modelini oturduğu yerden para kazanmak olarak algıladılar, ek iş olarak nitelendirdiler, keyfi yaptıklarını zannettiler. Hatta günümüzde halen bu...Bilgi Teknolojileri Uzmanı | Bülent Karaman